Spor (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 13.01.2018 - 00:00, Güncelleme: 13.01.2018 - 00:00

Sapancaspor’un Satılış Hikayesi

 

Sapancaspor’un Satılış Hikayesi

Sapancaspor’un Satılış Hikayesi  Her şeyi alt ettik. Kulübe çağ atlattık. Marka değerini zirvelere taşıdık. Bir tek satmadığımız kaldı. Şimdi onu nasıl becerebilirizin derdindeyiz. Kulağınıza gelmiştir. Son 3 – 5 yıldaki tüm kazanımlarını kaybeden Sapancaspor’un maalesef içi tamamen boşaltıldı. Maddi kayıptan bahsetmeyeceğim. Daha kötüsünden. Sapancaspor’un en değerli hazinesi nasıl da insafsızca tüketiliyor. Sapancaspor, manevi bir çöküntünün, buhranın içerisine itildi. Taraftarı, tribün kültürü, hafta sonunun merakla gelmesini bekleyen genç nesli, sıcak çayların eşliğinde taburelerde yapılan maç kritikleri, ilçenin simgesi haline gelmiş bayrak donatıları, yeşille beyaza boyanan kaldırımlar, altyapısında çocuklarının forma giyebilmesi için mücadeleye girişen ailelerin heyecanları ve daha niceleri yok olup gitmenin eşiğinde.  Belediye Başkanımız Aydın Yılmazer’i tebrik ve takdir etmiştik. Neden? 12 yıl aradan sonra imkansız gibi gözüken bir başarıya paydaş olduğu için. Doğrularıyla, yanlışlarıyla. İlçe olarak 2 takımla bir üst lige çıkmıştık. Sonra? Biri düştü. Peki diğeri? Düşmekten beter! İlçeye, ilçenin ismine, samanlının renklerine, mevsimlerin diline, şarkıların sözlerine, 65 yıldır ayakta kalabilen nice tarihine, yarım asrı aşkın kültürüne ev sahipliği yapmış Sapancaspor’un izleri hunharca silinmekle karşı karşıya!  Peki, kulüp bir üst lige çıktıktan sonra neden bu duruma geldi? Çok basit. Belediye Başkanı’nın öncülüğünde olması gereken sevk ve idare doğru planlanmadı.  Ehil kişiler sürece dahil edilmedi. Ekip oluşturulmadı. Vizyon konulmadı. Misyon üstlenilmedi. Tüm olup bitenler renkli sayfalarda verilen objektiflerle sınırlı kaldı. Mühim olan basamakları çıkmak değildi. Çıktığın basamakta düşmeden durabilmekti. 4 yıl gibi kısa bir sürede Belediye bütçesinden çok ciddi kaynaklar aktarıldı. Ortada ne var? Hiçbir şey. Sonuç? Düşsün.  Peki, takım düşecekse halen neden kulüp başkanına aylık belli bir ödeme tahsis ediliyor? Haftaya lig başlıyor. Takım daha idmanlara başlamadı. İlk 11’i tamamlayacak kadar lisanslı oyuncu yok. Muhtemeldir ki ilk haftalarda sahaya çıkma başarabilinse de ligin sonunu görmek pek mümkün olmayacak. Psikolojik olarak sahaya çıkamama tehdidiyle yüzleşilecek.  Belediye başkanımız doğru politikalar belirlemiş olsaydı ne paralar çarçur edilirdi, ne de bu tür akıl almaz durumlarla karşı karşıya gelinirdi. Dizayn edebilme yeteneği tecrübenin ürünüdür. Aylardır dile getiriyoruz. Sapancaspor’da yönetimsel olarak kan değişikliği şart! Sebeplerini de aslına uygun olarak söyledik. Doğru eleştiriler yaptık. Tadında bırakabilmektir akılcı olan. Koltuklar oturmak için baki nesneler değildir! Baki olan koltuksuz kalındığında koltuktaki kadar değer ve saygı görebilmektir. Bunu elde edebilmenin yolu koltuktayken doğru işler yapmaktan geçer elbet. Doğru zamanda terkedilebilen koltuk ileriki safhalarda farklı sahalarda yeni koltuklara yelken açar. Sapancaspor koltuğu, haziruna sorulmadan, danışılmadan el değiştirmez. Kulübün ihtiyar heyetinden cevaz alınmadan yeni kimlikler sahaya dahil edilmez. Halka bütünleşmiş, halkın beklentilerine, gelenek ve göreneklerine uyum sağlayabilecek şahsiyetler ancak ilçeye mal olmuş camiayı tekrar dirilişe inandırabilirler.  Kulübü satmak, satmak için çaba göstermek yakışıksız suni bir gündemdir. Bu tür söylentilerin içerisinde var olmak olumsuz bir yaftadır. Kabul edilebilir olan sponsor, forma reklamı, markanın ismiyle liglere katılımdır. Bunu başaran bir başkan da zaten başarılıdır. Bir an evvel, ikinci yarı için başlama düdüğü çalmadan anahtarı Belediye’ye teslim etmek en makbul olan yoldur. Diyelim ki talipli çıkmadı! Akabinde iş başkana düşer! Sapanca’nın mülki amiri Kaymakamla birlikte bir konsorsiyum yapar. Yukarıda belirttiğim özeliklere sahip olan kişiler belirlenir. Hızlı bir şekilde bunlarla seri görüşmeler yapılır. Acil eylem planı belirlenir. Ardına devletin gücünü iktisap eden başkan çevresel sinerjiyle birlikte dirilişin tohumlarını atar. Lig başladığında filizlenir. Lig tamamlandığında meyvesini ilçe halkına hediye eder.  Dirilişin ve yükselişin reçetesi satmaktan değil katmaktan geçer! Sapancaspor’a gönül verenleri bir çatı altında toplamak zor ve zahmetli değildir! Yeter ki samimi olunsun. Sağlıcakla kalın. YAZI:ERHAN TANTA  

Sapancaspor’un Satılış Hikayesi 

Her şeyi alt ettik. Kulübe çağ atlattık. Marka değerini zirvelere taşıdık. Bir tek satmadığımız kaldı. Şimdi onu nasıl becerebilirizin derdindeyiz. Kulağınıza gelmiştir. Son 3 – 5 yıldaki tüm kazanımlarını kaybeden Sapancaspor’un maalesef içi tamamen boşaltıldı. Maddi kayıptan bahsetmeyeceğim. Daha kötüsünden. Sapancaspor’un en değerli hazinesi nasıl da insafsızca tüketiliyor. Sapancaspor, manevi bir çöküntünün, buhranın içerisine itildi. Taraftarı, tribün kültürü, hafta sonunun merakla gelmesini bekleyen genç nesli, sıcak çayların eşliğinde taburelerde yapılan maç kritikleri, ilçenin simgesi haline gelmiş bayrak donatıları, yeşille beyaza boyanan kaldırımlar, altyapısında çocuklarının forma giyebilmesi için mücadeleye girişen ailelerin heyecanları ve daha niceleri yok olup gitmenin eşiğinde. 

Belediye Başkanımız Aydın Yılmazer’i tebrik ve takdir etmiştik. Neden? 12 yıl aradan sonra imkansız gibi gözüken bir başarıya paydaş olduğu için. Doğrularıyla, yanlışlarıyla. İlçe olarak 2 takımla bir üst lige çıkmıştık. Sonra? Biri düştü. Peki diğeri? Düşmekten beter! İlçeye, ilçenin ismine, samanlının renklerine, mevsimlerin diline, şarkıların sözlerine, 65 yıldır ayakta kalabilen nice tarihine, yarım asrı aşkın kültürüne ev sahipliği yapmış Sapancaspor’un izleri hunharca silinmekle karşı karşıya! 
Peki, kulüp bir üst lige çıktıktan sonra neden bu duruma geldi? Çok basit. Belediye Başkanı’nın öncülüğünde olması gereken sevk ve idare doğru planlanmadı.  Ehil kişiler sürece dahil edilmedi. Ekip oluşturulmadı. Vizyon konulmadı. Misyon üstlenilmedi. Tüm olup bitenler renkli sayfalarda verilen objektiflerle sınırlı kaldı. Mühim olan basamakları çıkmak değildi. Çıktığın basamakta düşmeden durabilmekti. 4 yıl gibi kısa bir sürede Belediye bütçesinden çok ciddi kaynaklar aktarıldı. Ortada ne var? Hiçbir şey. Sonuç? Düşsün.  Peki, takım düşecekse halen neden kulüp başkanına aylık belli bir ödeme tahsis ediliyor? Haftaya lig başlıyor. Takım daha idmanlara başlamadı. İlk 11’i tamamlayacak kadar lisanslı oyuncu yok. Muhtemeldir ki ilk haftalarda sahaya çıkma başarabilinse de ligin sonunu görmek pek mümkün olmayacak. Psikolojik olarak sahaya çıkamama tehdidiyle yüzleşilecek. 

Belediye başkanımız doğru politikalar belirlemiş olsaydı ne paralar çarçur edilirdi, ne de bu tür akıl almaz durumlarla karşı karşıya gelinirdi. Dizayn edebilme yeteneği tecrübenin ürünüdür. Aylardır dile getiriyoruz. Sapancaspor’da yönetimsel olarak kan değişikliği şart! Sebeplerini de aslına uygun olarak söyledik. Doğru eleştiriler yaptık. Tadında bırakabilmektir akılcı olan. Koltuklar oturmak için baki nesneler değildir! Baki olan koltuksuz kalındığında koltuktaki kadar değer ve saygı görebilmektir. Bunu elde edebilmenin yolu koltuktayken doğru işler yapmaktan geçer elbet. Doğru zamanda terkedilebilen koltuk ileriki safhalarda farklı sahalarda yeni koltuklara yelken açar. Sapancaspor koltuğu, haziruna sorulmadan, danışılmadan el değiştirmez. Kulübün ihtiyar heyetinden cevaz alınmadan yeni kimlikler sahaya dahil edilmez. Halka bütünleşmiş, halkın beklentilerine, gelenek ve göreneklerine uyum sağlayabilecek şahsiyetler ancak ilçeye mal olmuş camiayı tekrar dirilişe inandırabilirler. 
Kulübü satmak, satmak için çaba göstermek yakışıksız suni bir gündemdir. Bu tür söylentilerin içerisinde var olmak olumsuz bir yaftadır. Kabul edilebilir olan sponsor, forma reklamı, markanın ismiyle liglere katılımdır. Bunu başaran bir başkan da zaten başarılıdır. Bir an evvel, ikinci yarı için başlama düdüğü çalmadan anahtarı Belediye’ye teslim etmek en makbul olan yoldur. Diyelim ki talipli çıkmadı! Akabinde iş başkana düşer! Sapanca’nın mülki amiri Kaymakamla birlikte bir konsorsiyum yapar. Yukarıda belirttiğim özeliklere sahip olan kişiler belirlenir. Hızlı bir şekilde bunlarla seri görüşmeler yapılır. Acil eylem planı belirlenir. Ardına devletin gücünü iktisap eden başkan çevresel sinerjiyle birlikte dirilişin tohumlarını atar. Lig başladığında filizlenir. Lig tamamlandığında meyvesini ilçe halkına hediye eder. 

Dirilişin ve yükselişin reçetesi satmaktan değil katmaktan geçer! Sapancaspor’a gönül verenleri bir çatı altında toplamak zor ve zahmetli değildir! Yeter ki samimi olunsun. Sağlıcakla kalın.
YAZI:ERHAN TANTA

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bolgesellig.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.